Araba sahibi olmanın en zor yanı, arızayı ustaya inandıramamaktır. 2021 başlarıydı, arabada (Fiat Palio) garip bir sorun başladı. Gaza basıyorum, motor bağırıyor, devir yükseliyor ama araba gitmiyor! Sanki arkadan biri tutuyor aracı.
Ustaya gidiyorum, derdimi anlatıyorum. Adam bana, “Abi senin arabada çekiş sorunu yok, stop etme sorunu var onu çözeriz” diyor. Yahu arkadaş, benim arabam stop etmiyor, gitmiyor gitmiyor! Gaza basıyorum, tepki yok.
Gel zaman git zaman, tam o meşhur pandemi yasaklarının, kapanmaların başlayacağı günlerde araba tamamen iflas etti. Sabah Pendik’ten çıktım, Ümraniye’ye iş yerinin otoparkına zor attım kendimi. Stop ettim, bir daha da çalışmadı. Marş basıyor ama motorda tık yok.
Tam yasaklar başlıyor, her yer kapanacak, stres tavan. Bir tanıdık vasıtasıyla çekiciyle Kartal’da bir servise götürdük. Uğraştılar, didindiler; “Yok beyni bozuk, yok gaz pedalı arızalı, yok kelebek boğazı tıkalı…” Araba deneme yanılma tahtasına döndü. O yasaklarda parça bekle, usta bekle derken aylar geçti.
Yasaklar bitti, “Araba fişek gibi oldu” dediler, aldım. Ama bu sefer de gazdan ayağımı çekiyorum, araba kendi kendine gitmeye devam ediyor! Yine götürdüm, “Bir şey yok” dediler. 2 gün sonra ne oldu dersiniz? Araba yine çalışmadı!
Hadi yine çekici, yine servis… Ertesi gün aradılar: “Abi senin benzin pompası patlamış, ondan çalışmıyormuş.” Beynime kan sıçradı. Yahu siz bu arabayı günlerdir inceliyorsunuz, motorunu, beynini, pedalını değiştirdiniz. O pompanın durumuna hiç mi bakmadınız?
Sonuç? Dünyanın parası ödendi, sinir stres sahibi olundu. Bazen ustalara, “Gözden geçirdik” dedikleri şeye gerçekten gözleriyle mi bakıyorlar yoksa bakmadan mı geçiyorlar, sormak lazım.

